Ne Okuyorum ?

Kur'an'ı Kerim, Tarihselcillik ve Hermenötik

  • Technorati'de Neymiş?
  • gündeme ironik yaklaşımlar ya da seç beğen; üçü bir arada

    | (3) Yorum | Yorum Yaz.. |30.10.2007

    gündeme kayıtsız kalmak imkansız, 'ne etsem ne yapsam gündeme dair iki kelam da ben etsem, zaten ağzı olan konuşuyor, eli olan yazıyor. hem güncelle şurayı diyen ve zaten sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen şu blogun okurlarına da kıyak olur' dedimse de işi erbabına bırakmayı yeğledim. hem de pek eğlenceli pek ironik 'pek göz'lü bir erbab...

    Perihan Mağden, sürekli takip ettiğim yazarlardan biri. doğru bildiğini söylemekten asla çekinmeyen, yüzlerce er kalemi cesaretiyle utandıracak harikulade bir adet yazar, savunur. hakkında fazlaca övgü cümlesi sarfedebilirim ama en güzeli övgüyü ziyadesiyle hak eden yazılara göz atmak. buyrun birkaç değerledi mağden, en sıcağından en tazesinden...

    NOT NOT NOT: bu yazıya bir de şarkı ekleyecektim adet olduğu üzere, yine ilgisiz bir şarkı var listemde. onu da eklerim tez zamanda, hele bu biraz sessizce dursun.

    NOT'un NOTU: ve bir şarkı da bu yazıya eklendi. yazıyla ilgisiz hatta belki uyumsuz yine. Esma'nın Sırrı filmini izlerken, hoşuma giden, film içinden kırptığım bir şarkı. Boşnakça olsa gerek, ne dediğini anlamadım ama etkilendim...

    Hakikaten bunları da alın askere!!

    Perihan Mağden

    28/10/2007


    Yükselen Militarizmi karşısında kitlesellerimizin; hayretlenmiş hayranlıklarımızı gizlememiz 1 yere kadar-
    'Sözün Bittiği Yer'de (bir reklam sloganı) bu süper savaş çığırtkanlarını beğenmemek ve artık imkânsız!
    Bütün bu F-16'cıları filan Türk Basmacılığının-Çığırtkanları köşe başlarının-
    Nişantaşı kafelerindeki al-bayrak zevdalısı Savaşyanlısı Arkadaş!
    İçin içine sığmıyor biliyorum. Sesini BEN duyuyorum. (Şimdi de duyurayayım bari.)
    Kendini Yeni-Çeri olarak 're-invent' etmeye kararlı Küçük Dedikodutaciri!
    'Kızları da alsınlar askere!' diye haklı isyanını dillendiren önce Arkaik Erkin Koray (O şimdi MHP'li) sonra da Büyük Düşünce Kadını Burcu Güneş!
    Irkçılıkta da, Askercilikte de, Siyaseten Yanlışçılıkta da sınır tanımayan Sinir Kabzımalı Erman Toroğlu!
    Ve ismini bilemediğimiz nice Savaş Borazancısı! Oturduğunuz yerde çektiğiniz sıkıntılar, acılar, heyheylenmeler yeter! Şimdi hakikaten, hepiniz Mehmet olabilirsiniz. Neden olmasın ki??
    İşte çözüm/İşte gözü: Hepinizi alsınlar askere! Cümleten!
    El âlemin ipiyle 'gerdeğe girme' arzularınız bir yere kadar.
    Burda ister istemez Yaşar Büyükanıt Paşa'ya sesleniyorum: "Yanıbaşınızdayız Komutanım," diyorum fikirlerimle. Önerilerimle. Psişik telefonlarımla bir nevi.
    Valla, bunların içleri içlerine sığmıyor. Nişantaşı Bankları'nda bağrışıyorlar 'Ah ulan ahhh!
    Şu yaşta olmasaydım.' Burcu Güneş diye aklıevvel şarkıcı bir kızımız var. 'Alın beni de askere; ne var kadınım diye?'ye sarmış diyelim. Süper Orducu köşeci kardeşlerimiz/eniştelerimiz var. Kendilerini ordan oraya atıyorlar!
    Değerkan paşam: çok ricalasam Tümmm Bu Toroğlarından filan oluşturulan Özel Birlikler, hatta Çok Özel Birlikler yollanamaz mı acaba Sinir Ötesi Harekâtı'na?
    Diyelim bir doksan boylarında yüz yirmi kilo ağırlığında Son Günlerin Askeriye Sevdalısı, habire tecil ettire ettire 1 haller oldu askerliğini. Ondan mesela, İleri Bir Sınır Karakolumuz'da komando minder olarak faydalanılamaz mı? Acayip işe yaramaz mı? Moral kazandırılmaz mı?
    Taş çatlasa 35-40'larında olan Nişantaşı Banklarının 'Geçmeseydi ulan yaşımız! Tutmayın beni!' diye haykırtan ulvi denyolarından, "Ne demek 'benden geçti' evladım? Henüz taze ve güzelsin. Alalım seni de askere!" diye süper askeri materyal yaratıklandırılamaz mı?
    Mühim olan gönüllülük esası.
    Fakirin fukaranın/rençberin türbanlı ananın çoluğundan çocuğundan/86-87'lilerden/üç-dört
    aylık eğitimlerle ileri karakollara sürdüklerimizden-
    Üstelik onların rızasını da almamıştık. Alamamıştık. Ama Bu Çığırtkanlar çok heveskârlar.
    Şööyle hızlandırılmış üç haftalık eğitimlerle filan, bunlardan harekâtlarımızda, bizzat sahada, yararlanamaz mıyız yani? Dere tepe?
    Süper 1 Gönüllüler Ordusu Yaşar Paşam? Çok Ünlü Kişiler'den oluşan?
    Ben de hem fikir vermenin sevindirikliğiyle, hem de Bu Savaşmaya Doyurulamayanlar Çorbası'nda tuzum olsun diye kendilerine 'Mantık' ve 'Nizam' dersleri vermeye hazırım hızlandırılmış eğitimleri süresince.
    'Vicdan' diyorduk, 'empati', 'adalet duygusu' daha neler, neler. 'Sulh' filan hani. 'Evlat acısı'. Beyhude.
    Onun bunun çocuğunun kanını kadeh kadeh içmelere doyamamak, tanımadığın evlere düşen ateş'ten kahramanlık manzumeleri attırmak kolay mı kolay. Basith mi bayağı.
    Buyur; bizzat Sn. Savaş Borazancısı, seni de yollayıverelim askere.
    Git al cephenin ölçüsünü. Duy ölümün kokusunu. Burnunun direğinde.
    Ben yine kendi dilime kaydım.
    Siz ama Sn. Büyükanıt tutarlılık adına, samimiyet adına, hakikat sevdasına ve de bütünsellik- şunlardan Çok Özel Bir Tim kurduruverseniz de-
    Âlem KAHRAMANLIK neymiş görse! Türk Medyalamasının Latan Ramboları! Haydi saklanmayın klosetlerde!
    HEPİNİZ ASKERE!
    Gün Milli Savaşma Günüdür! Siz niye bağırdıklarınızdan mükellef tutulmayasınız ki? 'Muafiyet' de 1 yere kadar oluyorlar. Yaaaa.
    Hadi çıkıp boşaltın militarizminizin yelek ceplerini. Âlem 'aslan' görsün. 'Boncuk' görsün. 'Sicim' görsün. Ne varsa, yürek ceplerinizde, ziyadesiyle savaş tosunculuğu yapmayı biliyorsunuz- görsün işte.
    Takke düşsün, başkasının çocuğuna kayıtsız, tacir görünsün. Bence.


    ******


    Haydi bakalım Sınır Ötesi Yiğitlikleri!

    Perihan Mağden

    18/10/2007

    Salı gecesi kısacıcık bir şehit haberi verdiler yine. Tek başına
    ölmüş Yakup. Gündemde de önemli mevzular var.
    Onun için kısa bir duygusallık anı: verdiler geçtiler. Uzatacak vakitleri yoktu.
    Yirmi yaşındaymış! 20 yaşında! Giresunlu Yakup. Bir çocuk.
    Benim için öldüysen Yakup; kendimi affedemem. Benim için ölmedin. Ne için öldüğünü de bilmiyorum. Bilemiyorum kesinlikle.
    Benim Bu Savaş'la ilgili düşüncem malum: Benim HİÇBİR savaşa vermeye razı olacağım bir evladım yok. Olamaz da.
    Ne TSK'ya, ne PKK'ya!
    Şimdi Sınır Ötesi Harekât için, Büyük Millet Meclisi'nden karar çıkartılacak. Ben yazarken öyle.
    Siz okurken 'çıkartılmış' olacak.
    Çok lazımmış gibi.
    Silahlı Kuvvetlerimiz habire bastırıyordu biliyorsunuz. Görev tanımlarına çok sadıklarmış-CASINA. "Karar çıksın da, tezkere verilsin de öyle girelim."
    Yani şakkadanak PKK'yı Sınır Ötesi Gövde Gösterisi ile bitirmek için, içleri içlerine sığmıyor.
    Ama 'görev sınırları' konusunda fevkalade hassaslar. Hassastırlar. Seçilmişlerin 'iradesini' beklediler, durdular.
    Şimdi işte seçilmişlerin de canına tak etti- numaraları. Alacaklar onaylarını, damlayacaklar milletin topraklarına. Tankla, tüfekle!
    Başbakan da hasretinden takunyalar eskittiği lümpen üslubuna derhal fırsat bu fırsat iltica edip 'İnceldiği yerden kopsun'lar, 'Bize 1 yapan
    10 bulur'lar! muhtelif astığım astık/kestiğim kestik'ler: Hayırlı olsun!
    MHP estikçe AKP üflüyor: Meclis'in durumu bu.
    Elleri vicdanları gidip de 301'i kaldırmıyorlar, kaldıramıyorlar. İşte Hrant Dink'in oğlu ve erkek kardeşi AGOS'ta çıkan BİR HABER İÇİN: Dink'in vakti zamanında, Reuters'a verdiği bir röportaj neticesinde almış olduğu mahkûmiyet kararının HABERİNİ YAPTIKLARI İÇİN 301'en birer yıl yediler!
    Başka gazeteler de AYNI HABERİ YAPMIŞTI; görmüşlerdi o röportajı, akabindeki mahkûmiyet kararını. Yok ama! Ermenilerin AGOS'unda bu haberi yapınca iki sorumlu, 301'den birer yıl 'yiyorlar'. Diğerleri değil!
    Özel ırkçı nedenlerle, özel bir ceza. Olsa gerek.
    301 Ayıbı'na sahip çıkmaya alabildiğine kararlı ve azimli AK Parti Hükümeti, Cemil Çiçek de sözcüleri ve de gözcüleri zaten; şimdi de Ordusunun Emrinde sınır ötesi harekât için gerekli onaylamayı çıkartıyor ki, pabuç bırakmasın milliyetçilikte/ihlalcilikte hiç kimselere.
    Bunca sınır ötesi harekât, bunca yıl, bunca can, bunca kayıp, bunca orman- NEDEN BİTİRİLEMİYOR BU SAVAŞ?
    Ve de hani en basitinden cinayet romanında sorulur, "Bu cinayet kimin işine yarıyor?"
    Bu savaş kimin çıkarına hakikaten? Bu Yapışkan Savaş kimin gücüne güç, dokunulmazlığına dokunulmazlık, sorgulanamazlığına sorgulanmazlık katıyor? Hangi güç şeffaflaştırılamıyor?
    Kürt Haklarına bu savaşın artık, yalnız ve yalnızca zarar ziyan getirdiği açıktır, ortadadır.
    Irkçılığı arttırmak, düşmanlığı arttırmak, önümüzdeki on yıllar boyunca halkların kardeşliğini torpillemek, mayınlamak- BU savaş lanetlenesi bir savaştır.
    Ve de "Ben benim tarafımı lanetleyemem," denildiği sürece hiç kimsenin hakiki bir barış yanlısı olduğuna dair inandırıcılığı, kesinkes kalmamıştır.
    Yemezler ARTIK yani.
    İşgalci Amerika'nın varlığından fayda çıkarmak, bunu İyi Talihin
    1 Cilvesi telakki etmek, 'Top ayağımıza geldi en nihayet!'
    ruh hali-
    En iyi tanımıyla 'çirkin bir oportünizmdir'- Çirkin yollarla güzel şeyler elde edilmez.
    Özgürlükler, en temiz yollardan kazanılmalı.
    Halel gelmemeli temizliğe, güzelliğe, iyiliğe.
    'Her yol mubah' değil yani. Nasıl bir taraf için değilse, olmamalıysa; Öbür Taraf için de olmamalı.
    Ermeni Soykırım Tasarısı geçecek çatır çatır Kongre'den. İstediğiniz kadar Hillary Clinton'la seviyeli bir arkadaşlık kurun; Demokratlar o tasarıyı geçirecekler.
    'İncirliği kapatırım lan!' heyheylenmeleri de miadını doldurdu. Bu lafın/tehdidin hakikaten etkileyici olabileceği zamanlar vardı. O zamanlarda Amerika Birleşik Devletleri'nin emireri rolündeydi Türkiye.
    Şimdi de: BU heyheylenmeler, babalanmalar, diklenmeler. Netice itibariyle EL ÂLEMİN toprağına girmek, arzun/muradın.
    Gerillayla savaşmak için tank ve top- dünyanın hangi coğrafyasında ne zaman işe yaramış da, şimdi
    bir faydası dokunacak?
    Neşe Düzel aylar önce bir uzmanla görüşmüştü Radikal'de. 'Bir sivrisineği balyozla öldürmeye çalışmak' metaforunu kullanıyordu o kişi.
    Hakikaten masayı, camları, kapıyı, bacayı indirirsin balyozunla. Komşunun bahçesinin çitlerini indirdiğin için onunla da papaz olursun bir güzel. Sen bir 'aerosol' yerine 'balyoz' kullanma kafasında olduğun için, hiçbir halta yaramaz, balyoz harekâtın.
    Sivrisinek vızzzlar, gider.
    Bataklığı kurutmak için hiçbir adam gibi çaba göstermemen, yurdunun topraklarının mühim bir kısmını on yıllarca gönendirmemen de cabası. Ormanlarını kesmen, köylerini yakman, insanlarını sürmen, dışkı ikram etmen
    ne haltlar yemen, ne haltlar yemen.. Cabası, hakikaten.

    *****


    Atatürk Aday Adayları

    Perihan Mağden

    30/10/2007


    Vınnladım gittim Eminönü'ne sabah sabah: 29 Ekim Şerefi'ne bütün yollar kaymak.
    "Ömrümde ilk defa bu kadar çabuk geldim bu yolu," dedi Şoför. Sevinç içinde. Kalakaldık.
    O tahta fıçımsı büyük saksılardan sırf Tahtakale'de var. Amca dükkânı bırakmış kalbi yüzünden. Ama genç bir çocuk sattı bana saksıları. O da çok iyi ve efendiydi.
    Böyle İyilikler Dükkânları vardır: Beşiktaş'taki saatçi gibi. O dükkânlarda çalışan ve çalışacak herkes iyi kalplidir. İyi kalpli olacaktır. Bizim Bahar Pastanesi gibi.
    Dönüş Şoförü Türk Zevdalısı 1 Kürt çıktı. "Erzincan'dan sonrasını boş ver," dedi. Denize dökmeliymişiz cümlesini!
    "Şehit olanlar da Kürt çocukları," dedi sonra "Geçenlerde bir Malatyalı, sonra bir Antepli şehit düştü," dedi.
    "Bu kin tohumlarından korkuyorum," dedim. "Herkes konuşsun kendi dilini, ne var ki?" dedim. Köye gittiğinde bile Kürtçe konuşmayı reddediyormuş. "Ölürüm ben bu bayrak için!" dedi.
    Oktay Kaynarca'nın bir 'defilede' (Kemalist Defileci Faruk Saraç mı acaba?) Atatürk kıyafetiyle resmini basmış Günaydın. "Atatürk rolünü bir gün mutlaka oynayacağım," diyor Kaynarca.
    Hatta, Atatürk teklifi gelmezse kendi imkânlarıyla çekecekmiş filmi!
    Çakır mı, Çakar mı hani O Rol'den beri toparlanamadı gitti. Ama gözleri mavi. Kendini sekiz buçuk şiddetinde karizmatik bulduğu da malum.
    Şimdi bu çocuk Atatürk rolünü oynamak istemesin de, ne istesin?
    Oysa ben ona bakınca aciiip (Reklamcılığımızın Dâhi Çocuğu) Serdar Erener'e benzetiyorum. El-kol hareketleri, o taşkın/dışavurumcu 'joie de vivre' imitasyonları, 'büyük başın dehalanması ne biçim olur' edaları filan felan.
    Esasında: Sinan Çetin, Serdar Erener, Okan Bayülgen hepsi 1 adam. Hepsi aynı adam! Cem Yılmaz dahi onlardan sayılabilir. Aynı şahıstan yani.
    Ve işte HEPSİ DE Türk Milleti'nin ennn başarılı ögeleri: en çok parayı onlar zukkalamış, zukkalayacaklar filan yani. Bu alabildiğine 'ekspresif' adamlarla, bu süper 'kaliteli yaratır' figürlerle, Türk Sanayici ve İşadamlarının kanı kaynaşıyor, onlar da paraları eksperlemeye devam ediyorlar. Edeceklerdir keselerine ömür.
    Ki ne kadar harbiden 1 Servet Düşmanı olsam da, konu bunlar değil. Kevin Costner sosyetelememize şakımaya geldi ya.
    Tabii anında ONA DA 1 'Atatürk'ü oynar mısınız?' teklifi. Anıtkabir'e dahi götüreceklerdi. Becerebildiler mi, bilemiyorum.
    Bizim Kadın Gazeteciler de çok etkilenmişler adamdan. Bebeğinin poşetini (pardon pusetini) taşıyormuş, 'karım da karım!' diyormuş da başka bir şey demiyormuş.
    Ne var yani? Bizler de 'Atam da atam!' diyoruz da başka bi şey demiyoruz. Bu bizi(zzleri) daha az insalcınk mı yapıyor yani? Daha mı iptidaiyiz?
    Costner de Atatürk Rolüyle ağırlanmalı pek tabii ki. Lokum da veririz, ipek halı da yanında.
    Hatta yalnızca 'Çingene Baron' ya da 'Mandrake'nin Dönüşü' başrollerinde
    kast edilmesi uygun kaçabilecek Antonio Banderas'a dahi tutturuk olmuştuk: "Mavi lens takın. Atatürk rolünü n'olur sizzz oynayın," diye. Diye.
    Bilmem, şimdi hatırlar mısınız?
    Yok öyle Atatürk rolünü teklif edip edip kaçmak.
    Alinur Velidedeleme kadar takipçisiyim Bu (Rol) İşinin arrrkadaş.
    Bir de tam film için Sir Laurence of Arabia'nın Oğlu para bulur. Çok
    büyük bir Ermeni Lobisi Çalımı'yla engellenir filmin yapımı filan. Araya James ve Jane Bond dahi karışır.
    Böylesi esrarengiz durumlar.
    Kısaca (ve uzunca): bir Atatürk filmi dünyaya bayrak bayrak yapamadık gitti!
    Onun için bu Kevin (Kabiliyet) Costner'e sahip çıkalım. Adamı, çok sevgili eşi ve bebeğiyle Çırağan'da bir suit'e kapatalım. Atatürk filminde rolünü oynayana kadar da bırakmayalım diyorum ben. Artık bu ıstırabın
    adını koyalım.
    Bir eksik daha Bu Ata Âşığı Gözler'den kaçmadı. Ülkü Adatepe? Neden Atatürk'ün TatarÇinlisi (tipli) manevi kızı Kevin Costner'ın huzuruna çıkarılma dı? Şarkılarını dinlemeye davet edilmedi?
    Bu da işte IQ Jazz Bar'ın ayıbıdır.
    Ne diyeyim? Milli birlik ve Kevin Costner Şarkıları'na ennn muhtaç olduğumuz BU Günler'de.
    Bu arada Alman yayıncım ve birkaç Fuzuli Alman'la (maalesef) yemeğe çıktım cumartesi gecesi.
    Masamızın hemen arkasında siyah-beyaz bir Atatürk resmi duruyordu,
    pek tabii ki.
    "Isn't he a true Aryan; or what?" (Hakiki bir Aryan değil mi yani??) diye bağırırken buldum kendimi.
    Liderimiz sarışındır/mavi gözlüdür/yakışıklıdır. Ona göre haaa- böbürlenmesi. (Halk Arasında).
    Sonra tabii (şişede durduğunla kalmıyor, büyüyor) Hitler'in tipsizliğine getirdim lafı.
    "O Avusturyalıydı" dedi Kadın Yayıncı.
    Bana ne arkadaş? Tipli mi, tipsiz mi? Ben ona bakarım! Yargıyı çakarım.
    Bir de Sezen Aksu şarkısı musallat oldu mu sabah sabah zihnime: "Sen de benim hatalarımdan birisin/Senin için harcanan zamana yazık/Sen en güzel duyguların katilisin" vari mısraları.
    Sezen Aksu da yasaklansın artık!
    BİR TEK KİŞİ bütün bir milletin bilinçaltının söz yazarı olur mu,
    olabilir mi yani? Bu Kadın bunu başarmış! Olacak iş değil: Varsa yoksa, dağarcıkta onun sözleri.




    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • arkadaşım da okusun, tık.. :)
  • yazdır(IE) | (3) yorum | yorum yaz | oku



    müzik perihan modem :)

    müzik media player eklentisini kullanarak çalıyor, yani ki media player kurulu her bilgisayarda çalması lazım. çalmıyorsa media player ve explorer ayarlarında bir sorun vardır. ancak ayar mayar anlamam ben bu şarkıyı merak ettim ve sorunu sen çöz diyorsan al sana çözüm: http://www.mavikalemler.net/esmanin_sirri_solo.wma bu linki adres çubuğuna yaz ve enter, şarkı ya iner ya çalar, sana ulaşır bir şekilde...

    perihan abla konusunda hemfikiriz, satılık onca kalem, ona dezenformasyon makamı içerisinde gerçeği çekinmeden dillendiren birilerinin olması gerçekten sevindirici ve cesaretlendirici bir husus.

    ve modem, donanımdan pek anlamıyorum, yazılım olsaydı dükkan senindi. ama donanım mevzusunda dükkan, modemi satanındır. bütçene göre seç bir tane. AirTies en popüler marka, bir de Philips var. insanların bir bildiği vardır dersen seç birini...

    SkyQuakes - 2007-10-31 13:20:09 - 2007-10-31 13:20:09

    heci remezan'a

    bence sizin psiklojik sorunlarınız var,ya da işitsel sorunlarınız.ama psikolojik sorunlarınızın olduğu daha ağır basıyor.fonda bir bayanın slov bir şarkı seslendirdiği duyuluyor,güzel bir şarkıya da benziyor.tekrar deneyin:)

    isimsiz - 2007-10-31 13:08:18 - 2007-10-31 13:08:18

    insanları aldatmayalım dostum

    olmuyor ama sevgili dostum
    yazıya eşlik eden müzik koyduğunu iddia ediyorsun ama, ben birşey duymuyorum, bak hoparlöre dayamışım kulağımı, bak bak ; hiç ses-seda yok
    milleti neden kandırıyorsun ha, yoksa ben mi sağırlaştım :)
    ama winampı açıyorum,ilkay abla bas bas bağırıyor, oyy dere diye diye
    belki de şöyle olmuştur dostum; sakın yanlış anlama ama senin işitsel sanrılar içinde olma ihtimalini de göz ardı etmemeli bence
    eğer psikiyatrik desteğe ihtiyacın varsa hiç ama hiç çekinmeden yardım isteyebilirsin, tanıdık birkaç dost var, sana yardımcı olacak
    neyse müzik hakkında epey lakırdı ettim, şimdi söz geldi şükranlarımı sunmaya
    perihan ablayı buraya aldığın için teşekkurler dostum
    insanlık onurunu yaşatmaya calısan aydınların henuz tükenmediğini hissettiren yazıların sahibine de teşekkurler, iyiki varsın perihan abla
    müzik için değil ama bu alıntı yazılar için teşekkurler dostum
    ama yardım konusunda ciddiyim, her ne kadar sen modem hususunda bana yardım etmesen de, ben sana bu desteği sunacağim
    heber bekliyorum :)
    Wesselam...

    heci remezan - 2007-10-31 00:17:14 - 2007-10-31 00:17:14



    önceki sayfa sonraki sayfa